Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Prof. Dr. Mustafa ÇEVİK

BİR AYDINLANMA DÜŞÜNÜRÜ OLARAK SAMSATLI LOKİANO

Giriş

Samsatlı Lucianus (Lucian of Samosata), Antik Çağ’ın entelektüel coğrafyasında özgün bir yer işgal eden, çok yönlü bir düşünürdür. Milattan sonra 2. yüzyılda yaşamış olan Lucianus, özellikle hiciv, felsefe, din, tarih ve kurgu alanındaki metinleriyle dönemin entelektüel iklimine eleştirel katkılar sunmuştur. Eserleri, yalnızca kendi çağının değil, aynı zamanda günümüzün de entelektüel problemleriyle ilişkilendirilebilecek niteliktedir.

Hayatı ve Eğitimi

Lucianus, Kommagene Krallığı’na bağlı önemli bir kent olan Samsat’ta (Samosata) MS 120’li yıllarda dünyaya gelmiştir. Hakkındaki biyografik bilgiler ağırlıklı olarak kendi eserlerinden edinilen dolaylı verilerden oluşmaktadır. Mütevazı bir aileden gelen Lucianus’un annesi heykeltıraş bir aileye mensupken, babası el işçiliğiyle geçimini sağlayan biridir. Ailesi onun heykeltıraş olmasını arzu etmiş, fakat Lucianus bu mesleği kısa süreli bir denemeden sonra terk etmiştir. Bu tercihi, onun otoriteye ve geleneksel yapılara yönelik mesafeli ve eleştirel tavrının erken bir göstergesi olarak okunabilir.

Eğitimine dair detaylı bilgilere sahip olmasak da, sofist geleneğe dahil olduğu, hitabet ve avukatlıkla meşgul olduğu bilinmektedir. Bu çerçevede Suriye, Mısır, Hatay, Atina, Roma ve Ionia gibi merkezlerde gezerek hitabet dersleri vermiştir. Bu uzun entelektüel yolculukların ardından MS 164 yılında memleketi Samsat’a dönmüş, ardından ailesiyle birlikte Atina’ya yerleşmiştir.

Düşünsel Mirası ve Eserlerinin Yönelimi

Lucianus’un entelektüel üretimi, farklı disiplinleri kapsayan bir çeşitlilik arz eder. Felsefe, tarih, din eleştirisi, mizah, hiciv, kurgu yazarlığı gibi pek çok alanda eser vermiştir. Günümüze ulaşan yaklaşık seksen eseri mevcuttur. Bu eserlerin bir kısmının kaybolduğu, eserlerinde geçen mekânların çokluğu ve yazı üslubundaki çeşitlilik göz önüne alındığında muhtemeldir. Ancak yine de bu sayıda eserin bugüne ulaşmış olması, Antik Çağ yazını açısından önemli bir istisnadır.

Bilimkurgu Yazınının Öncüsü Olarak Lucianus

Lucianus, True History (Gerçek Tarih) adlı yapıtıyla bilimkurgu edebiyatının ilk örneklerinden birini vermiştir. Jules Verne ve H. G. Wells gibi modern yazarların yüzyıllar öncesinde, aya seyahat, gezegenler arası savaş gibi konuları hicivsel ve fantastik bir üslupla ele almıştır. Bu eserinde kadınların bulunmadığı bir yaşam biçimi ve toplumsal düzen tasviri dikkat çeker. Lucianus’un bu eseri, kurgu ile felsefi hicvi bir araya getirerek türler arası geçişin erken örneklerinden biridir.

Hıristiyanlık Eleştirisi ve Dini Düşünce

Lucianus, The Passing of Peregrinus (Peregrinus’un Ölümü) adlı eserinde ve diğer bazı metinlerinde dönemin Hıristiyanlık anlayışına yönelik eleştiriler geliştirmiştir. Özellikle Hz. İsa’nın ilahlaştırılması sürecine karşı çıkmış, bu yönüyle proto-aydınlanmacı bir eleştiri tavrı ortaya koymuştur. Bu eleştiriler, onun eserlerinin Katolik Kilisesi tarafından uzun yıllar boyunca yasaklanmasına yol açmıştır.

Tarih Felsefesi ve Eleştirel Tarih Yazımı

Lucianus, Tarih Nasıl Yazılmalı? adlı eserinde tarih felsefesinin erken örneklerinden birini sunmuştur. Thukydides ve Herodotos’un tarih yazım yöntemlerini övgüye dayalı bulmuş, nesnel tarih yazımının gerekliliğini vurgulamıştır. Ona göre tarih, iktidar sahiplerini memnun edecek biçimde değil, hakikate sadakatle yazılmalıdır. Bu bağlamda Lucianus, övgüye dayalı resmi tarih yazımını “saray kâtipliği” olarak nitelendirir. Bu konuda bkz. Marijn Visscher, The Past Perfect and the Present Tense, СИНТЕЗИС II/1 (2010); George H. Nadel, Philosophy of History Before Historicism, History and Theory, Vol. 3, No. 3 (1964), s. 291-315.

Tıp Alanındaki Katkıları

Lucianus’un tıpla ilgili yazıları da literatürde dikkat çekmiştir. Bu alanda J. D. Rolleston’un “Lucian and Medicine” başlıklı çalışması, Lucianus’un tıp literatüründe ne denli sık atıf aldığını göstermesi bakımından önemlidir.

Felsefi Problemlere Yaklaşımı ve Eleştirel Diyalogları

Lucianus, Hermotimus or Concerning the Sects adlı eserinde bilgi felsefesinin temel problemlerinden biri olan “doğru bilginin imkânı” sorununu ele almış ve sofist filozofları tutarsızlıkla suçlamıştır. Öte yandan Dialogues of the Gods ve Dialogues of the Dead adlı eserlerinde din felsefesine ilişkin temaları hicivsel bir biçimde işlemiş; ölüm sonrası yaşam, adalet, kötülük sorunu ve teolojik anlayışlar üzerine özgün metinler kaleme almıştır. Pagan tanrı tasavvurlarına yönelik ironik ve yıkıcı eleştirileriyle döneminin tanrısal anlayışlarını sorgulayan en sert metinleri üretmiştir. Bu yönüyle, tek tanrıcı anlayışıyla tanınan Samsatlı Pavlus’un düşünsel zeminine etkide bulunduğu düşünülmektedir.

Sofist mi, Kinik mi, Bilge mi?

Lucianus, modern akademik literatürde kimi zaman sofist, kimi zaman kinik filozof olarak sınıflandırılsa da, onu en doğru biçimde “ironiyi bir düşünme aracı olarak kullanan bilge” şeklinde tanımlamak mümkündür. Özellikle sahte dindarlık, riyakar ahlak ve felsefi ikiyüzlülük gibi temaları keskin bir hicivle ele alması, onun eleştirel aydın kimliğinin bir göstergesidir. Dili sivri, üslubu yıkıcı, amacı ise düşünceyi özgürleştirici olan Lucianus’un entelektüel mirası, günümüz düşünürleri için hâlâ ilham verici niteliktedir.


Prof. Dr. Mustafa ÇEVİK – 2025

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER