ÖZET
Bu çalışma, çağdaş Türk felsefesinin önemli isimlerinden Ioanna Kuçuradi’nin “Etik” adlı eserini kavramsal bir çözümlemeye tabi tutmaktadır. Araştırma, Kuçuradi’nin etik anlayışını Kant, Aristoteles, Nietzsche ve Camus gibi düşünürlerle karşılaştırmalı olarak incelemekte ve onun etik düşüncesinin özgün yanlarını ortaya koymaktadır. Çalışmanın temel argümanı, Kuçuradi’nin etiği kavramsal netlik temelinde yeniden inşa ettiği ve değer bilgisini etik kararın merkezine yerleştirdiğidir. Hermenötik ve kavramsal analiz yöntemlerini kullanan bu araştırma, Kuçuradi’nin etik anlayışının günümüz etik tartışmalarına ve insan hakları felsefesine katkılarını da değerlendirmektedir.
Anahtar Kelimeler: Ioanna Kuçuradi, Etik, Değer Bilgisi, Kavramsal Analiz, İnsan Onuru, Etik Eğitimi
1. ETİK BİLGİNİN KAVRAMSAL TEMELLERİ: “Kuçuradi’nin Etik Anlayışının Felsefi Konumlandırması”
Etik düşünce tarihi, “doğru eylem nedir?” sorusuna verilen cevapların çeşitliliğiyle şekillenmiştir. Bu soruya verilen cevaplar, kimi zaman evrensel yasalara, kimi zaman erdemli karaktere, kimi zaman da sonuçların hesaplanmasına dayandırılmıştır. Ancak bu yaklaşımların çoğu, etiğin kavramsal temellerini sorgulamaktan ziyade, belirli etik ilkeleri temellendirmeye odaklanmıştır. Ioanna Kuçuradi’nin “Etik” adlı eseri ise, etik düşünceye farklı bir açıdan yaklaşarak, etik sorunun kendisini kavramsal bir zeminde yeniden formüle etmektedir.
Bu çalışmada, Kuçuradi’nin etik anlayışını incelemek için hermenötik ve kavramsal analiz yöntemleri kullanılmıştır. Hermenötik yaklaşım, Kuçuradi’nin metinlerinin bağlamsal yorumlanmasını sağlarken, kavramsal analiz yöntemi, onun kullandığı temel kavramların derinlemesine incelenmesine olanak tanımaktadır. Çalışmada, Kuçuradi’nin “Etik” adlı eserinin 2006 yılında Türkiye Felsefe Kurumu tarafından yayımlanan baskısı temel alınmıştır.
1.1. Kuçuradi’nin Etik Anlayışının Özü: “Değer Bilgisi ve Kavramsal Netlik”
Kuçuradi’nin etik düşüncesinin merkezinde, etik problemin belirli eylemlerin ahlaken doğru ya da yanlış oluşuyla değil, değerin kavranıp kavranmamasıyla ilgili olduğu fikri yatar. Ona göre etik karar, ancak değerli olanın bilgisinin edinilmesiyle mümkündür (Kuçuradi, 2006, s. 42). Bu yaklaşım, etiği normatif bir sistem olmaktan çıkarıp epistemolojik bir sorumluluk alanına dönüştürür.
Kuçuradi’nin etik anlayışı, “Etik neyi açıklar ve bunu nasıl açıklar?” sorusuyla başlar. Bu soru, etik düşüncenin kavramsal temellerine inmeyi ve etik kararın bilgisel boyutunu ortaya çıkarmayı amaçlar. Kuçuradi için etik, yalnızca doğru eylemi belirlemek değil; değerli olanı kavramak ve bu kavrayışı eyleme dönüştürmektir.
1.2. Karşılaştırmalı Analiz: “Kuçuradi’nin Etik Düşüncesinin Felsefi Konumu”
Kuçuradi’nin etik düşüncesi, çeşitli felsefi geleneklerle hem temas noktaları hem de farklılaşma noktaları içerir. Bu karşılaştırmalı analiz, onun etik anlayışının özgün yanlarını ortaya koymaktadır.
Kuçuradi ve Kant: Kuçuradi’nin etik düşüncesi, yüzeyde Kant’ın ödev ahlakıyla benzerlik taşır. Kant’a göre ahlaki yasa evrenseldir ve akıl aracılığıyla sezilir (Kant, 1785/1998, s. 31). Ancak Kuçuradi, etik kararın kaynağını akıl yasasından değil, tekil durumların kavramsal farkındalığından üretir (Kuçuradi, 2006, s. 57). Kant’ın evrensel yasa anlayışı, her durumda geçerli olabilecek ilkeleri aramaktadır. Kuçuradi ise her durumun özgüllüğünü vurgular ve etik kararın bu özgüllük içinde değerli olanı kavramakla mümkün olduğunu savunur.
Kuçuradi ve Aristoteles: Aristoteles’in phronesis (pratik akıl) anlayışı da etik eylemi bilgiye dayalı bir süreç olarak görür (Aristoteles, M.Ö. 350/2000, s. 112). Ancak Aristoteles erdemli alışkanlıklara ve “iyi yaşam”a vurgu yaparken, Kuçuradi kavramsal açıklığa, etik kararın düşünsel şeffaflığına odaklanır (Kuçuradi, 2006, s. 78). Aristoteles için etik bilgi, pratik deneyimle kazanılan ve alışkanlıklarla pekiştirilen bir bilgidir. Kuçuradi ise etik bilgiyi, kavramsal netlik temelinde yeniden inşa eder. Ona göre erdem, alışkanlıktan ziyade kavrayıştır; tekrardan ziyade, bilinçli farkındalıktır.
Kuçuradi ve Nietzsche: Nietzsche, etik dilin içinin boşaldığını, değerlerin maskelendiğini söyler (Nietzsche, 1887/1998, s. 45). Kuçuradi bu tespiti kabul eder, ancak çözüm olarak Nietzsche gibi değerleri yıkmaz; onları kavram düzeyinde arındırır (Kuçuradi, 2006, s. 103). Nietzsche’nin “değerlerin yeniden değerlendirilmesi” projesi, mevcut değerlerin radikal bir eleştirisini içerir. Kuçuradi ise değerlerin yeniden değerlendirilmesini, kavramsal netlik temelinde gerçekleştirir. Bu yaklaşım, Nietzsche’nin yıkıcı eleştirisini yapıcı bir kavramsal arınmaya dönüştürür.
Kuçuradi ve Camus: Camus’nün “Veba” romanında olduğu gibi, “iyi niyetle yapılan kötülük” teması Kuçuradi’de felsefi bir ilkeye dönüşür (Camus, 1947/2020). İyi niyetin kendisi yeterli değildir; etik değer, ancak bilgiyle taşıyıcı hâle gelir (Kuçuradi, 2006, s. 125). Camus’nün eserlerinde, insanın varoluşsal durumu çoğu zaman çaresizlikle çevrilidir. Kuçuradi bu sezgiyi sistematize eder: Onur, yalnızca savunulacak bir değer değil, kavranacak bir hakikattir.
Sonuç olarak Kuçuradi, etiği ne salt duygusal sezgiye, ne de mutlak bir yasa sistemine indirger. Onun anlayışında etik bilgi, kavramlarla örülmüş; değerle derinleşmiş; bilinçle işlenmiş bir düşünsel alandır.
2. DEĞERLENDİRME, YAŞANTI VE YAPMA: “Etik Bilincin Üçlü Yapısı”
Kuçuradi’nin etik anlayışında, etik bilinç üç temel kavram etrafında şekillenir: değerlendirme, yaşantı ve yapma. Bu üçlü yapı, etik kararın yalnızca bilişsel değil, varoluşsal ve eylemsel boyutlarını da içeren bütünsel bir süreç olduğunu gösterir.
2.1. Değerlendirme ve Yaşantı: “Değerin Kavranması ve İçselleştirilmesi”
Kuçuradi’ye göre “değerlendirme”, yalnızca bir yargıda bulunmak değildir. O, bir durumu bir değer bağıntısı içinde kavramak ve bu kavrayışa göre tutum almak anlamına gelir (Kuçuradi, 2006, s. 87). Değerlendirme, etik kararın ilk adımıdır. Bu adımda, durumun özgüllüğü içinde değerli olanın kavranması söz konusudur. Bu kavrayış, önceden belirlenmiş ilkelerin uygulanmasından ziyade, durumun kendisinin değer bağlamında anlaşılmasını gerektirir.
“Yaşantı” ise, değerlendirme sürecine duygusal ya da varoluşsal bir derinlik kazandırır. Yaşantı, değerlendirilenin zihinsel düzeyde değil; varoluşsal düzlemde içselleştirilmesidir (Kuçuradi, 2006, s. 95). Camus’nün “Yabancı” ve “Veba” romanlarında resmettiği gibi, etik problem çoğu zaman bir “fark edememe” meselesidir (Camus, 1942/2019; 1947/2020). Kuçuradi, Camus’nün sezgisini kavramsal düzleme taşır: “Doğruyu istemek yetmez, doğruyu bilmek ve yaşamak gerekir” (Kuçuradi, 2006, s. 96).
2.2. Yapma ve İnsan Onuru: “Kavranmış Anlamın Gerçekleşmesi”
“Yapma”, değerli olanı yaşantıdan eyleme taşır. Yalnızca fark edilen değil; gerçekleştirilen değer önemlidir (Kuçuradi, 2006, s. 112). Kuçuradi için eylemin anlamı, sonucunda değil, arkasındaki bilinçtedir. Bu bağlamda onun düşüncesi Kant’ın “iyi irade” anlayışına yaklaşır (Kant, 1785/1998, s. 49). Fakat Kant’ın evrensel ödevi, Kuçuradi’de bireysel farkındalıkla yer değiştirir. Yapma, yalnızca görev değil, kavranmış bir anlamın gerçekleşmesidir.
Bu üçlü yapı — değerlendirme, yaşantı, yapma — Kuçuradi’de sadece etik bilincin yapıtaşları değil; aynı zamanda insanı “değer taşıyan bir varlık” hâline getiren süreçtir. Değer, sadece var olan bir şey değildir; tanınması ve korunması gereken bir yaşantı formudur (Kuçuradi, 2006, s. 118).
İnsan onuru, Kuçuradi’nin etik sistematağinde merkezi bir kavramdır. Bu onur, soyut ya da duygusal bir iddia değil; değer bilgisinin merkezine yerleştirilmiş bir varlık durumudur. Kuçuradi’nin insan anlayışı, Kant’ın insanı “amaç olan varlık” olarak tanımladığı düşünceye yaklaşır (Kant, 1785/1998, s. 54). Ancak Kuçuradi, bu değeri kavramsal olarak tanınabilir ve korunabilir bir yapı içinde işler (Kuçuradi, 2006, s. 132).
Etik ilişki, Kuçuradi’ye göre, bireyler arası herhangi bir temas değil, bir değer karşılaşmasıdır. Ve bu karşılaşma, her zaman tekildir (Kuçuradi, 2006, s. 145). Bu noktada onun düşüncesi, hem Kant’ın evrensel yasa vurgusundan hem de çağdaş görecilik yaklaşımlarından ayrılır: “Her durum özgüldür ama bu özgüllük içinde değerli olanı bilmek mümkündür” (Kuçuradi, 2006, s. 148).
3. ETİK EĞİTİMİ VE MESLEK ETİĞİ: “Kavramsal Temizlik ve Eleştirel Mesafe”
Kuçuradi’nin etik anlayışı, etik eğitimi ve meslek etiği konularında da özgün yaklaşımlar sunar. Bu yaklaşımlar, etik bilincin geliştirilmesi ve etik kararın kavramsal temellerinin güçlendirilmesi açısından önemlidir.
3.1. Meslek Etiği ve Felsefi Etik: “Eleştirel Bir Değerlendirme”
Modern dünyada “etik” kavramı, çok çeşitli meslek alanlarında kullanılır hâle gelmiştir. Ancak Kuçuradi’ye göre bu etik çoğalması, bir bilinç çoğalmasına denk düşmez. Aksine, birçok meslek etiği uygulaması, etik kararın özünü —yani değer bilgisini— içermeden, sadece davranış kalıplarını düzenlemeye yönelir (Kuçuradi, 2006, s. 167).
Meslek etiği çoğunlukla “ne yapılmalı?” sorusunu cevaplamaya çalışır. Oysa felsefi etik “neden yapılmalı?” ve “hangi değer korunmalı?” sorularını gündeme getirir (Kuçuradi, 2006, s. 172). Kuçuradi’nin eleştirisi, meslek etiğinin düşünmeyi değil, sadece uygulamayı çağırmasıdır. Meslek etiği ilkeleri sıklıkla “tarafsız olun”, “dürüst davranın”, “sır saklayın” gibi değerleri içeren önerilerle doludur. Ancak Kuçuradi’ye göre bu değerler, yalnızca yazılı ilke olarak kaldığında, etik kararı desteklemez; aksine, düşünmeyi durdurur.
Kuçuradi, meslek etiklerini reddetmez; ama onların felsefi temelle desteklenmeden işlevsizleşeceğini gösterir. Etik karar, yalnızca uygulama değil, bir bilinç pratiğidir. Bu yaklaşım, günümüzde giderek mekanikleşen ve prosedürlere indirgenen meslek etiği anlayışlarına önemli bir eleştiri getirmektedir.
3.2. Etik Eğitimi: “Kavramsal Temizlik Olarak Yeniden Tanımlanması”
Kuçuradi’ye göre etik bilinç, doğuştan gelmez; sistematik olarak eğitilmelidir. Ancak bu eğitim, ahlaki ilkeler ezberletmekten ya da davranış kurallarını öğretmekten ibaret değildir. Gerçek etik eğitiminin amacı, bireyin kavramları yerli yerine koyma yetisini geliştirmesidir (Kuçuradi, 2006, s. 205).
Aristoteles, etik eğitimini, iyi alışkanlıklar ve tekrarlanan doğru davranışlar yoluyla kazanılan bir yeti olarak görür (Aristoteles, M.Ö. 350/2000, s. 124). Kuçuradi ise buna farklı bir düzlemden yaklaşır: Erdem alışkanlık değil, kavrayıştır. Birey, değerli olanı tekrar ederek değil, anlamlandırarak öğrenmelidir (Kuçuradi, 2006, s. 208).
Etik eğitim, Kuçuradi’de, bilgi yüklemesi değil; zihinsel temizlik işlemidir. Çünkü bireyin “adalet”, “onur”, “saygı” gibi kavramları kullanıyor olması, bu kavramların içeriğini doğru bildiği anlamına gelmez (Kuçuradi, 2006, s. 212). Kavramlar yanlış yerleştirildiğinde, değer adına değer tüketilir. Etik bilinç, bu yüzden yalnızca davranışla değil, kavram düzeyinde farkındalıkla inşa edilir.
3.3. İnsan Hakları ve Etik: “Kavramsal Bir Bağlantı”
Kuçuradi’nin etik anlayışı, insan hakları felsefesiyle doğrudan bağlantılıdır. İnsan hakları, onun etik sisteminde, insan onurunun korunmasının somut ifadeleridir. Bu haklar, insanın değerinin kavranmasından doğan etik yükümlülüklerin toplumsal ve hukuki düzlemdeki karşılıklarıdır (Kuçuradi, 2007, s. 72).
İnsan hakları, Kuçuradi’ye göre, ahlaki normlar ya da kültürel değerler değil, insanın değerinin korunmasını sağlayan evrensel ilkelerdir. Bu ilkeler, insanın onurunu korumak için gerekli olan asgari koşulları belirler ve bu yönüyle etik bilincin toplumsal ve politik düzlemdeki uzantılarıdır.
Kuçuradi’nin etik anlayışı, günümüz etik tartışmalarına önemli katkılar sunmaktadır. Özellikle, etik kararın kavramsal temellerini vurgulaması, etik eğitiminin kavramsal netlik üzerine inşa edilmesi gerektiğini göstermesi ve insan hakları ile etik arasındaki bağlantıyı kurması, onun düşüncesinin özgün yanlarıdır.
4. SONUÇ: “Zarafetin Ardındaki Bilgelik”
Ioanna Kuçuradi’nin “Etik” adlı eseri, etik düşünceye yeni bir soluk getirmekte ve etik sorunların çözümünde kavramsal netliğin önemini vurgulamaktadır. Onun yaklaşımı, etik kararın ne salt duygusal sezgiye ne de mutlak bir yasa sistemine indirgenemeyeceğini, ancak kavramsal netlik temelinde anlaşılabileceğini göstermektedir.
Kuçuradi’nin etik anlayışının özgün yanları şu şekilde özetlenebilir:
Etik Bilginin Epistemolojik Boyutu: Kuçuradi, etik kararı değer bilgisine dayandırarak, etiği normatif bir sistem olmaktan çıkarıp epistemolojik bir sorumluluk alanına dönüştürür.Kavramsal Netlik Vurgusu: Etik sorunların çözümünde kavramsal netliğin önemini vurgulayarak, etik dilin arındırılması gerektiğini savunur.Etik Bilincin Üçlü Yapısı: Değerlendirme, yaşantı ve yapma kavramlarıyla etik bilinci bütünsel bir süreç olarak ele alır.İnsan Onurunun Merkezi Rolü: İnsan onurunu etik sisteminin merkezine yerleştirerek, etik kararın insan değerinin korunmasına yönelik olması gerektiğini savunur.Etik Eğitiminin Yeniden Tanımlanması: Etik eğitimini kavramsal temizlik olarak yeniden tanımlayarak, etik bilincin geliştirilmesinde kavramsal farkındalığın önemini vurgular.
Kuçuradi’nin etik anlayışı, yüzeyde Kant’ı andırır: akıl, ödev, saygı… Ama o, Kant’ın evrensel yasa çağrısını, tekil durumların özgüllüğüyle sınırlandırır. Aristoteles’in erdemli insan tasavvuru, Kuçuradi’de bilinçli insan önerisine dönüşür. Nietzsche’nin değerleri yıkma yaklaşımı ile Kuçuradi’nin kavramları arındırma yaklaşımı arasındaki karşılaştırma, onun yapıcı eleştirel duruşunu ortaya koyar. Camus’nün trajik etik sezgisi, Kuçuradi’de sistemli bir bilinç önerisine evrilir.
Sonuç olarak, Kuçuradi’nin etik anlayışı, çağdaş etik tartışmalara önemli katkılar sunmaktadır. Özellikle, etik kararın kavramsal temellerini vurgulaması, etik eğitiminin kavramsal netlik üzerine inşa edilmesi gerektiğini göstermesi ve insan hakları ile etik arasındaki bağlantıyı kurması, onun düşüncesinin özgün yanlarıdır. Bu yönüyle Kuçuradi, çağdaş etik düşüncenin önemli isimlerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır.
Sabri ABDULLAH – 2025
Kaynakça
Aristoteles. (M.Ö. 350/2000). Nikomakhos’a Etik (S. Babür, Çev.). Ankara: Ayraç Yayınevi.
Camus, A. (1942/2019). Yabancı (V. Günyol, Çev.). İstanbul: Can Yayınları.
Camus, A. (1947/2020). Veba (N. Taşdelen, Çev.). İstanbul: Can Yayınları.
Kant, I. (1785/1998). Ahlak Metafiziğinin Temellendirilmesi (İ. Kuçuradi, Çev.). Ankara: Türkiye Felsefe Kurumu.
Kuçuradi, İ. (2006). Etik. Ankara: Türkiye Felsefe Kurumu.
Kuçuradi, İ. (2007). İnsan Hakları Kavramları ve Sorunları. Ankara: Türkiye Felsefe Kurumu.
Nietzsche, F. (1887/1998). Ahlakın Soykütüğü Üstüne (A. İnam, Çev.). İstanbul: Say Yayınları.

YORUMLAR